kahve

  Haha bilmiyorduk iyi oldu söyledin güzelim dediğinizi duyar gibiyim, ne güzel konuşuyorsunuz siz öyle işte sizi bu yüzden seviyorum.

 Ya ne olacak benim bu kahve merakım ve aşırı derecedeki hastalığım. Sabah kalkıyorum aklıma kahve geliyor, yemek yiyorum aklıma kahve içmek geliyor, gece oturmaları yapıyoruz koyu sohbetiyle aklımıza kahve geliyor, dışarıya çıkalım diyoruz aklımıza gelen en başta mekanlardan ikisi Starbuck ve Kahvederyası. Yakında kahveden iyice kararacağım sanırım. Kremasız, şekersiz bir de koyu demledim mi kahvemi gelde bul benim keyfimin üstüne keyif.

 Kızlarla birlikte giyiniyoruz cicilerimizi çıkıyoruz gül sokak mekanlarına. Yapıyoruz tabi saçlarımızı afil afil sallıyoruz kendimizi. Hem biraz özgüven hem de bulunduğumuz ortam huzuru. Hem dedikodumuzu yapıyoruz hem de kahvemizi içiyoruz. Starbucks’a gittiğimde mutlaka Americanomu içmeden kalkmam. Evde de yine starbuckstan aldığım filtre kahvem bulunur ve gün aşırı mutlaka makinamda onu yapar ve doya doya içerim fazla yaparım ki bitmesin. Geçtiğimiz aylarda arkadaşıma yurtdışına gittiğimde ilk sorduğum sorulardan biri burada nerede starbucks var oldu. Tabi arkadaşım hiç şaşırmadı o da biliyor ki benim bir kahve manyağı olduğumu. Senelerden beri var olan bir tutku bu ilk Nescafe klasik ile başladı sonra Gold almaya başladım oda kesmiyordu tabi beni. Ardınan Jacobs içtim bir müddet sonra starbucksun filtre kahvesiyle tanışınca hepiciğini bıraktım. Bu arada başlıkta ta dediğim gibi kızlar kahve vücuttaki yağları erittiğinden ve size tokluk hissi verdiğinden zayıflamanıza yardımcı oluyor. Uzmanlar bile günde en az iki bardak kahve içmemizi söylüyorlar benden söylemesi sevin kahveyi sevin anacığım…