Hoşgeldiniz
Sen daha önce hiç yazılamamış bir şiirin en güzel mısrası gibisin. Öyle gizlenmiş, kendine saklanmış, eşsiz.

  • DOLAR
    6,9819
  • EURO
    8,2087
  • ALTIN
    443,44
  • BIST
    1,1781
Neler Adak Olur Adak Adamak Caiz Mi?

Neler Adak Olur Adak Adamak Caiz Mi?

Neler Adak Olur Adak Adamak Caiz Mi?

Adağın sahih olması amacıyla lüzumlu koşullar nedir? Adak kurbanı kesilmeden, nakit para olarak, Kur’ân kursu ya da hayır kurumlarına bağışlanabilinir mi? İllâki kan dökmek şart mı?”

Adakta illâki kan dökmek şart değildir.
Fakat kurban adamışsak, kan dökmeden kurban kesme talihimiz yoktur.
Adakta şart olan, ne adamışsak, Tanrı’a ne söz vermişsek, sunduğumuz söze sadakattir.
Tanrı kurban adamaya bizi zorunlu tutmuyor.
Pekâlâ, sadaka da adayabiliriz.
Fakat biz kurban adamışsak, adağımıza sadakat koşultır. Kısaca kurban keseriz.
Sadaka adamışsak sadaka veririz.
Adak hususu yaptığımız ibadeti yapmayıp, onu öteki bir ibadete çeviremeyiz.
Namaz adamışsak namaz kılarız. Oruç adamışsak oruç tutarız. Hac adamışsak hac yaparız.
Meselâ, namaz adamışsak bunu hacca çeviremeyiz.
Gene meselâ, kurban adamışsak bunu sadakaya çeviremeyiz.
Sadece adadığımız ibadeti yerine getirdikten sonrasında, bir kez de o değişik ibadeti adak hususu yapabiliriz.

Meselâ, adadığımız kurbanı kestikten sonrasında bir kez de sadaka vermeyi adayabiliriz. Bu kez bu sadakayı Kur’ân Kurslarına ya da hayır ve hizmet kurumlarına verebiliriz.

Bir adağın geçerli olması amacıyla şu koşullara ilgi edelim:

1- Adanan ibadetin cinsinden farz ya da vacip bir yakarma bulunmalıdır. Meselâ oruç tutmak, kurban kesmek, namaz kılmak, hacca gitmek, sadaka vermek Adanabilir; zira her birinin cinsinden farz ya da vacip bir yakarma vardır.

Sadece meselâ mevlid okutmak, şeker ya da helva dağıtmak, horoz kesmek benzer biçimde şeyler adak hususu olamazlar. Şundan dolayı bunların cinsinden farz ya da vacip bir yakarma yoktur.Sorularla İslamiyet

2- Adak, kişinin esasen gerçekleştirmeyle yükümlü bulunmuş olduğu bir yakarma olmamalıdır. Meselâ “beş süre namaz kılacağım” ya da “Ramazan’da bir ay oruç tutacağım” ya da “Kurban bayramında kurban keseceğim.-bir kurban yükümlüsü amacıyla-” diye adakta bulunmak geçersizdir.

3- Adanan şeyin, yapılması ihtimaller içinde ve meşrû olmalıdır. Meselâ, mülkiyetinde olmayan bir mal, sadaka olarak vermek suretiyle Adanamaz. Hasta ya da yaşlanmış bulunmuş olduğu amacıyla oruç tutamayan birisi, orucu adak hususu yapması imkansız. Geçen bir günde namaz kılmak Adanamaz; adanırsa da gerçekleştirmek imkân dışı olmasından adak geçerli olmaz.

4- Adak bizzat yakarma cinsinden olmalıdır. İbadete vesile olan vecibeler, meselâ Abdest almak, ezan okumak, mescide gitmek Adanamaz.

5- Adanan iş, isyan, bid’at, günah ve mâsiyet içermemelidir.

Adak, zamana, mekâna, belli bir paraya, belli bir fakire, belli bir güne hasredilemez. Meselâ; “Tanrı rızası amacıyla, falanca fakire, şu kadar sadaka vereyim” diye adayan birisi; öteki bir fakire, düşündüğünden daha fazlaca ya da daha azca bir sadaka verdiğinde bu adağını yerine getirmiş olur. Ya da, “Tanrı rızası amacıyla mezbahada kurban keseyim” diye adayan birisi bu kurbanı öteki bir yerde kestiğinde adağı yerine gelmiş olur. Yada, “Camide namaz kılayım” diyen birisi, bu namazı evinde kılabilir.

Mutlak olarak sadaka vermeyi adayan birisi, imkânları nispetinde gönlünün doygunluk olacağı bir miktarı sadaka olarak verirse adağını yerine getirmiş olur. Adakta önemli olan, söz verdiği ibadetin yapılmasıdır. İbadetin nerede, iyi mi ve kimlerle yapıldığı ya da uygulanacağı önemsiz ayrıntılardır ve adağın hususu değildir.

Mekke fethedildiğinde birisi gelmiş olarak Tanrı Resûlü’ne (asm), Mekke’nin fethedilmesi durumunda Mescid-i Aksâ’da namaz kılmayı adadığını söylemiş oldu.

Tanrı Resûlü (asm); “Burada kıl!” buyurdu.
Adam Mescid-i Aksâ’da kılmayı adadığını tekrarladı.
Resûlullah (asm) gene, “Burada kıl!” buyurdu.
Adam sözlerinde ısrar edince de Peygamber Efendimiz (asm); “Sen bilirsin!” buyurdu.1
Adakta, her ibadette bulunmuş olduğu benzer biçimde öncelikle Tanrı’ın rızasını kazanmak amaç edilir. Başka bir ifadeyle adağın Tanrı rızası amacıyla yapılması, eğer olmazsa olmaz koşullarındandır. Aksi durumda makbule şayan olmaz. Şundan dolayı ibadetler direk Tanrı’ın rızasına bakarlar. Adakların, dışarıdan her ne kadar bir koşulın neticesi olarak yapıldığı gözükse de, neticesi Tanrı’ın rızasıdır. Nitekim Bedîüzvakit Hazretleri ibadetlerin illetinin dünyevî olarak çıkar sağlamak değil, Tanrı’ın emrini ifa etmek, neticesinda de Tanrı’ın rızasını kazanmak bulunduğunu kaydediyor.2

Adağa şu şekilde niyet edilir: “Şu işim bulunmuş olduğu zaman Tanrı rızası amacıyla (meselâ) sadaka vermek adağım olsun” Kısaca birinci plânda hedefi Tanrı’ın rızasını kazanmaktır; o işinin olması ise o ibadeti hayata geçirmeye bir tek adi bir koşultır.

Adakların, Tanrı’ın takdirini değiştirmediği ve İlâhî takdirin bu şekilde değiştirilemeyeceği ne olursa olsun bilinmelidir.

Dolayısıyla adakta, şart ortaya gelmez ise Tanrı’a sitem etmeye hakkımız yoktur. Bu, esasen kulluk edebine de aykırıdır.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YORUM
2020-01-31 21:31:46
error: Content is protected !!